Neden Linux Dağıtımları 32 Bit Sürüm Çıkartmıyor?

OpenSuSE Nedir? Yenir mi?
On yıl öncesine bakın, o zaman satılan pek çok bilgisayar Windows Vista ile uyumlu olarak satılıyordu ve 1GB ram, artık standart olmuştu. Bugün için pekala az görünebilir, ancak nihayetinde o zamandan bu zamana dek pek de kayda değer bir değişim yaşanmadı. Zira o sıralar, en azından Windows Vista ile beraber Windows, o bambaşka bir yapıya büründü ve hala daha çıkan yeni Windows sürümleri, Windows Vista mimarisi üzerine şekillendi. Aynı şekilde, Linux tarafında KDE 4'de bu sıralarda ilan edildi. KDE 4'e yöneltilen eleştiriler de KDE 4'ün sistem kaynaklarına epey yüklendiği eleştirisi mevcuttu. Şu an size enteresan bir şey söyleyeceğim, KDE 5, KDE 4'ten daha az kaynak tüketiyor. Windows tarafına baktığımızda da, Windows'un arzuladığı sistem kaynakları da yeni çıkan sürümlerle beraber artmadı. Yani, yazılımlar kendisini gereksizce şişirmek yerine mütevazı ihtiyaçlarla kendisini sürdürmeye başladı. Belki enteresan gelecek ancak, gayet süslü bir KDE 5 ile beraber Leap sistemimi Intel Pentium N3710 üzerinde kullanıyorum. i3 dahi değil, fark ettiyseniz eğer. Bir sorun çıkarıyor mu? Cillop gibi çalışıyor dersem daha doğru olur. On yıl önceki ilk bilgisayarım da tıpkı N3710 gibi 1.60 Ghz hız ile çalışıyordu. Gerçek ölçüt frekans hızı mıdır bilmiyorum ancak demeliyim ki, 2007 baharında çıkmış olan Pentium E2140 ile aynı frekans hızında bilgisayarın çalışması, aslında ihtiyaçlarımızın öyle abartılmaması gerektiğinin bir göstergesi. Ha birebir kıyaslayan bir kıyaslama mümkün olsaydı, o zaman şamatayı görürdünüz. Şöyle bir detaydan bahsetmeliyim, bilgisayarla pek alakası olmayan abime verdiğim 2009 yılında alınmış laptop beni yıllarca idare etti, ne zaman bana hediye olarak yeni bir laptop alındı, işte o zaman eskisini verdim. Bu da bir yıl öncesine tekabül eder.

x86 mimarisinin 32 bitten 64 bite kadar AMD tarafından genişletilmesiyle beraber ortaya çıkan AMD64 mimarisi, ya da daha iyi bildiğimiz adıyla beraber x86-64, sokak ağzıyla 64 bit destekleyen ilk işlemci olan Opeteron 2003 yılında yayınlandı. Intel'in kendi geliştirdiği Intel64 (Ya da IA-64) mimarisi bir kenara bırakarak, AMD'nin geliştirdiği AMD64 mimarisiyle devam etti ve piyasaya, günlük kullanım için sunulan pek çok işlemci, AMD64 mimarisiyle tasarlanmış Intel işlemciler sunuldu. Şu an pek çoğumuz bu işlemcileri kullanıyoruz.

Bu demektir ki, 2003 yılından beri 64 bit destekleyen sistemlerin varlığı söz konusu. Ve hatırladığım kadarıyla artık yıl 2007'ye ulaştığında artık 64 bit desteği olmayan herhangi bir bilgisayar satılmıyordu.

64 bit nedir peki? Aslında anlatması pek de basit değil. 32 bit işlemciler, 2 üzeri 32 farklı şekilde adresleme yapabilirken 64 bit işlemciler 2 üzeri 64 farklı şekilde adresleme yapabilir. Hiçbir şey ifade etmiyorsa bunu şöyle basitleştirelim, 8 bit oyunlara baktığınız zaman genelde şöyle bir şeyle karşılaşırsınız:

Resim

16 bit ise bu şekildedir:

Resim

Gördüğünüz üzere, 16 bit oyunlarda daha fazla detay ve incelik bulunuyor. Zira işlemci daha fazla adresleme becerisinden dolayı daha fazla detayı idare edebilir. Şu an 64 bit adreslemenin sınırlarının ciddi bir kısmına henüz ulaşılmadığı, belki de hiçbir zaman ulaşılamayacağı için 32 bit ile 64 bit arasında böylesine dramatik bir farka tanıklık etmiş değiliz. Ancak şu bellidir ki, artık 32 bit mimarisinin sınırlarına ulaştık ve 8 GBlık Ram belleklerden artık bahsedilmeye başlandığı andan itibaren 32 bit sözcüğünün ortadan kalkması gerekiyor. 64 bitin ömrü kesinlikle 32 bitten çok daha uzun olacaktır, biraz matematikle ilgilenmiş birisi 2^32 ile 2^64 arasındaki farkın ne derece fazla olduğunu bilecektir. Haliyle, 128 Bit çok uzak bir gelecekte belki bahsedilebilir.

(Not: 2^32=4.294.967.296 ise, 2^64=18.446.744.073.709.551.616 idir.)

Şimdi mesele şu, on yıllık bilgisayarlar dahi bugünün ihtiyaçlarına cevap verebiliyorsa ve bugünün donanımlarıyla geçmişin donanımları arasında aman aman bir fark yoksa ve artık 32 bit mimarisi yazılımları sıkmaya, sınırlamaya başlamışsa artık 32 bit için destek vermek olsa olsa yazılımcılar için hamallıktan öte bir şey olmayacaktır. Zira yazılımları hem 32 bit mimarisine, hem de 64 bit mimarisine göre hazırlamak, pek çok işlemci 64 bit destekliyor iken artık 15 yıl öncesinden kalma gudubet bilgisayarlara yazılım çıkartmakla aynı şey. Şimdi rami bir 1GB bile olmayan bilgisayara openSUSE kurmak nasıl saçma bir şey olarak görünüyorsa, 32 bit yazılım çıkartmak da aynı şeye tekabül ediyor. Kaldı ki, çeşitli mimariler için destek sunmak Linux dağıtımcıları için iki katı zordur. Zira paketlerin her birisi 32 bit için de ayrı ayrı derleniyor, 32 bit depoları hazırlanıyor ve bu Linux dağıtımcıları için fazladan masraf ve vakit kaybı anlamına geliyor. Bu yüzden, amacı eski bilgisayarlara destek sağlamak olmayan openSUSE gibi pek çok dağıtım 32 bit desteğini sona erdiriyor.

Tamam güzel, 64 bit çok iyi 32 bit çok eski. Ancak 4 GB'dan az rami olan bilgisayarlar ne yapacak? Aslında mesele bu değil, zira 1GB ramli bilgisayarda da 64 biti kullanabilirsiniz ve belki de 32 bitten daha çok başarım alacaksınız. Sistemin 64 bit destekleyip desteklememesi ramle alakalı bir iş değil, işlemcinizle alakalı. Ve eğer en son çıkan yazılımı sisteminize kurabiliyorsanız, 64 bit kullanmamanız için bir neden yok. Rami 4 GB'dan az olan sistemlerin 64 bit desteklemediği yalnızca yanlış anlamadan öne çıkan bir şehir efsanesidir, kafaya takılacak bir durum değil.
Artık x86 Devri kapanıyor ve Daha işin ilginç yanı Linux platformu x64 geleceğini Önceden yazdı:)
coder yazdı:
06 Eyl 2018, 20:02
Artık x86 Devri kapanıyor ve Daha işin ilginç yanı Linux platformu x64 geleceğini Önceden yazdı:)
Eh, aslında masaüstünde kullandığımız 64 bit mimarisi x86 komut setinin genişletilmiş hali, tamamen ARM veya başka bir platforma geçilmediği sürece x86 kullanmaya devam edeceğiz hala :)